tiyatro esnafına ithaf
yaşam bir tiyatro sahnesi
efendiler var yukarıda
aşağıda köleler
daha da aşağıda köpekler
natüralist bir oyun sahneleniyor
efendiler locada
köleler oturuyor yerlerde
sahnede köpekler
ortada bir kemik
küçük
etrafında köpekler
büyük bir kavga veriliyor
kemik küçük köpek çok
Sosyalist sanatçı Hilmi Bulunmaz'a ait bu site, sosyalist kültürün oluşumuna katkıda bulunmak amacıyla yayınlanıyor.
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Ekim 2007 Pazar
kemik küçük köpek çok
8 Ekim 2007 Pazartesi
konuşan köpek
5 Ekim 2007 Cuma
bir sır var
bilinmeyen bir yerden geliyorumbilinmez bir yere gidiyorum
bir sır var
bilinmeyen yerin kavgası benim
bilinmez yerin kavgası ben
bir sır var
güneş vurur gözüme
gölgem düşer düşlere
bir sır var
yürürüm bilinmeyen yerden
bilinmeze yürürüm
bir sır var
oysa kuşlar bilir gerçeği
bir de sivri dilli yılanlar
bir sır var
konuşamam kuşlarla
sivri dilli yılanla
bir sır var
19 Eylül 2007 Çarşamba
18 Eylül 2007 Salı
15 Eylül 2007 Cumartesi
anlamsızlık
22 Temmuz 2007 Pazar
vatanınızı çalacaklar
ölüm kokan kan çiçekleri
12 Temmuz 2007 Perşembe
лестница
10 Temmuz 2007 Salı
barış yapan kadınlar
kendime doğum günü armağanı
yüzlerine gölge vurur
yüreğine aşk
savaşırlar barış için
nepalli kadınlar
savaşırlar
nepal dediğin nedir ki
her yanı dağ
çay kokar kadınların elleri
bir de barış
kokar
öyle mahzun bakarlar ki
ve öyle ısrarla
gözleri inmez yere
silah tutan elleri
inmez
nepalli kadınlar barış yapar
mao'nun gölgesi vurur
kadınların düşlerine
bir de umutla bakarlar
geleceğe
6 Temmuz 2007 Cuma
bir ressam kuş konduruyor duvara
3 Temmuz 2007 Salı
yıkıntı
28 Haziran 2007 Perşembe
bir akademisyenin ince doğranmış dili
kalın duvarları varokulunuzun
içeri ışık sızdırmayan
bin yıllık sırlarınız gizli
raflarda
bir de halka uzak diliniz
bir akademisyenin ince doğranmış dili
beyninizi kiralamışsınız
egemen patronlara
türkünün esamesi okunmaz ağzınızda
gözleriniz her daim şaşı
bilimin gölgesinde
o denli kibar bir dağarcık var ki dilinizde
bir akademisyenin ince doğranmış dili
renksiz rüyalar görürsünüz
düşüncesiz
kuramlar okursunuz
anlaşılmaz bir tanımlamayla
yaklaşırsınız bize
diliniz çürür sıcakta kalmış bir leş gibi
bir akademisyenin ince doğranmış dili
12 Haziran 2007 Salı
son kurşuna dek savaştı lilyana
önce savaşmayı öğrendisonra sevmeyi
lilyana dimitrova
önce savaştı hitler ordusuyla
sonra sevdi dağlarda gezmeyi
lilyana dimitrova
dünyayı sevdi
ülkesini sevdi
lilyana
kavgayı sevdi
halkını sevdi
dimitrova
sonunda sıkıştı dimitrova
gestapo sıkıştırdı lilyana'yı
son kurşunu kendine sakladı
lilyana dimitrova
tetik tık etti
yere yığıldı
lilyana dimitrova
ve düşman
teslim alamadı
yoldaşları yontusunu dikti lilyana'nın
ey dünya
ey bulgaristan
ey insanlığın umudu işçiler
yatıyor yoldaşınız lilyana kalbinizde
1 Haziran 2007 Cuma
cezayir sokağı
dar ve sıkıntılı bir yokuşgüneşe uzanan sır
tüm düşleri birleştirir
cezayir sokağı
ve
ama
önce
incil getirildi
ve
ama
sonra
toprağımız çalındı
çöl bize yetiyor
suyu özünde taşıyan kaktüs
katırtırnağının rengi
ve yılanların ıslığı
bize yetiyor
ve
fransızlar geldi
ve
ekmeğimizi çaldı
şimdi bir sokak var
uzak olmayan ülkede
yokuş ve sır dolu
cezayir sokağı
ve
kirletildi adı
fransızlar tarafından
gölgesinde mor menekşeler
güneşinde yeni doğmuş bebek sesleri
ve bahçelerinde nane kokusu yok
bir tek tabelası kaldı
cezayir sokağı
30 Mayıs 2007 Çarşamba
16 Mayıs 2007 Çarşamba
renkler
13 Mayıs 2007 Pazar
yolculuk
28 Nisan 2007 Cumartesi
patlamış mısır kokuyor zaman
çocukluğum içimde yaşıyorkısa pantolan giyen
ve düşlerinde yıldızlar gören
çok eskilerde kalan
çocukluğum içimde yaşıyor
.
patlamış mısır kokuyor zaman
yazlık sinema soğuk gazoz
ve bir de yılmaz güney kokuyor
çok hüzünlü günler var düşlerimde
patlamış mısır kokuyor zaman
.
japonkirazı ağacı konuyor düşlerime
bir de kokusu uzaklardan gelen şeftali
hacı leylekler konuyor düşlerime
kuzukulağı katırtırnağı konuyor
japonkirazı ağacı konuyor düşlerime
.
kulaklarım
hala ninni dinliyor
gözlerim
deniz görüyor
ellerim
ıssız bir geminin dümeninde
burnumda memleket kokusu
dilimde ekşi böğürtlen
.
patlamış mısır kokuyor zaman
27 Nisan 2007 Cuma
Son Mektup
konuk şair: behram suNefesini daralttığında ayrılıklar
Yorgun düştüğünde özlemlerden,
Sessizce koştun kumsallara
Özgürlük kumsallarına.
Ben ise kibirli arzularıma
Söz geçiremeden,
Kavgalarımla yalnız kalarak,
Uzandım sırtüstü gökyüzüne
Sizi seyrettim mapushanemden.
Gözyaşlarım ıslattı mı teninizi
Dokundu mu sitemler yüreğinize,
İsyankar haykırışım sağır etti mi
Dünyanızı;
Bilemem,bilemeyeceğim.
Hep ben kavgalarımla
Yalnız kalacak.
Ve seyredeceğim evimden
Canevimden
Gün batımını soluduğunuz anları.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









