Sorun Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sorun Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2007 Pazartesi

Sorun Yayınları'ndan Lenin...

Sosyalizmin 150 yıllık tarihini sahiplenmek, Marksizm'i daha da geliştirip güçlü kılmak, bu süreçten geleceği kazanmaya yönelik, çok yönlü ders ve sonuçlar çıkarmak; Marx-Engels-Lenin sürecini doğru biçimde özümsemekten geçiyor.

V. İ. Lenin adı, yalnızca Marx-Engels'in bir ömür boyu hayatlarını adadıkları teorik / pratik zenginliği, doğru olarak özümseyip kavramasından ötürü öne çıkmıyor. O, çok geri kalmış bir sosyo-ekonomik formasyonda, gerici çarlık otokrasisinin devrimci yoldan yıkılmasının gereğini Rusya'da, 'Marksizm'in yorumu ve teorik yeniden üretimi' yöntemiyle hayata uygulamasıyla da önem kazanıyor.

V. İ. Lenin adı, Ulusal-Sınıfsal-Evrensel diyalektiğinin şahane formülasyonundaki başarısında, işçi sınıfı ve yoksul köylülüğün ittifakı, ezilen ve sömürülen emekçi halkların ulusal-sosyal kurtuluş mücadelesinin PARTİ'nin önderliğinde gerçekleşeceğinin kanıtı olarak da değer kazanıyor.

V. İ. Lenin, sosyalist devrimin strateji ve taktiklerini oluştururken, bilimsel bilgisine, bilincine, ideolojik-teorik donanımına, devrimci esnekliğe, uzak görüşlülüğüne, işçi sınıfı ve emekçi halkları çok iyi ve yakından tanımış olmasına, devrimci teorinin sınıfın militan gücüyle nasıl buluşması gerektiğine, sosyalist aydınlanmanın, eğitim ve öğretimin önemine, Bolşevik Partisi'nin çok katı disiplin ve örgütlü gücüne... PARTİ'ye, PARTİ'li mücadeleye güveniyor ve inanıyordu. Kitlelerin yaratıcı gücüne dayanmanın, sosyal muhalefetin tamamını yönetip-yönlendirmenin önemini biliyordu...

V. İ. Lenin, Marksizm'in hazır kalıplarla ya da dogmalarla açıklanamayacağını, yol gösterici bir yöntem ve eylem klavuzu olduğunu çok iyi biliyordu; O, Marksizm'in yaratıcı ve devrimci özünü kavrayıp yorumlayarak, devrimci teoriyi sosyal pratikte uygulamayı başarmış, böylece Marksizm'e katkı getirmiştir.

V. İ. Lenin'in özel-kişisel yaşamı yoktu. O, her anını Devrim'e adamıştı. Karakter ve kişilik yapısı son derece disiplinli, düzgün ve kusursuzdu. Hayatını işçi sınıfı ve emekçi halkların evrensel kurtuluşuna adamıştı. Kapitalizmin-hegomonların konumu hakkında son derece bilimsel, doğruluğu tartışılmayan tahliller yapıyordu. Sosyal devrimlerin yasallığı konusunda ikircimsiz görüşler taşıyordu. O, 'hakikat kadar basit ve sade'ydi.

V. İ. Lenin, yalnızca Ekim Devrimi'nin gerçekleştiği coğrafyada değil, bütün dünyanın ezilen, sömürülen işçi ve emekçi halkları tarafından da seviliyordu.

tıkla

Sorun Yayınları'ndan Engels...

Marksist Klasikleri yayımlayan kimi yayınevlerinin "kapitalist" işletmeler biçimindeki konumu; ayrıca kurumların değil, kişilerin sorumluluğunda bir işleve sahip oluşu da, Marksist Sol'un zaafından kaynaklanmaktadır.

Devrimci ve Marksist Sol Kadro'ların, bugünkü olumsuz düzeyde seyreden ilişkileri, ciddî ve güvenilir teorik kaynakların bu düzeyde yetersiz oluşuna da sebep olmaktadır.
Marksist Klasiklerin yalnızca Türkçe'ye çevrilerek yayınlanması, beraberinde bir çok hayatî sorunu da gündeme taşımaktadır (Yayın programı, yayınların seçimi-sıralaması-zamanlaması, çeviri ve redaksiyonu vbg.).

Friedrich Engels'in Türkiye'de yeterince tanınmayışı, bilerek-bilmeyerek Bilimsel Komünizm'in ustalarından yalnızca Karl Marx'ın tek başına anılması yanlışlığından da ileri gelmektedir.
Elimizdeki Biyografi, en başta bu eksiklik olmak üzere bir çok teorik yanlışı ve yanılgıyı da gidermektedir.

Kari Marx-Friedrich Engels'in teori/pratiği bir bütündür. Olağanüstü yeteneklere sahip bu kişilikler, Proletaryanın Bağımsız ve Devrimci Partisinin Enternasyonal ölçekte oluşturulması için ömürlerini hesapsızca bir dava uğruna vermişlerdir. Burjuva düşünürler, bu iki dehanın yalnızca "filozof" yönlerini öne çıkarmak istemektedir. Oysa K. Marx-F. Engels, aynı zamanda teori/pratiği uyumlandırmış eşsiz birer militandır.

Onları birleştiren noktalar: Üstün yetenek ve zekâları, içtenlikleri, yürek temizlikleri, cesaretleri ve irade güçleriydi; her ikisi de inanmış komünistler, etkin ve kararlı devrimcilerdi.
K. Marx-F. Engels: Komünist arkadaşlığın, ilkeli dayanışmanın, ahlâk ve moral değerlerin, çalışkanlığın, direngenliğin birer simgesidir.

Kolektif aklın, bilincin ve eylemin biricik örneğini sunan bu iki militan, hayatları boyunca Proletaryanın Devrimci Partisi'nin güvencesinde, kapitalizmin insana, doğaya, ahlâka karşı çirkin yüzünün açığa vurulması ve kapitalizmin devrimci değişim ve dönüşümlerle aşılması davasına hayatlarını adamıştır.

Friedrich Engels, Komünist disiplin ve ahlâkın en saygın örneğini sunmuş bir Proleter Devrimci'dir. Komünist hümanizmin beynidir. O, yalnızca bilimsel bilgi ve bilinçlenme konusunda değil, askerlik bilimi, savaş stratejisi ve taktik konusunda da yetenekli çalışmalar yapmıştır.

Günümüzde, Friedrich Engels'i okuyup özümlemeden, Marksizm adına yapılan bilim ve akıldışı sapkınlıklardan ciddî bir kopuş gerçekleştirilemez. Aynı zamanda, bu çerçevede, Marksizm'i yorumlamanın ve teorik yeniden üretiminin de önü kapalıdır.

tıkla

8 Eylül 2007 Cumartesi

Sorun Yayınları'ndan Marks...

Günümüzde Biyografi'yi neden yeniden gündeme taşıyoruz?

SSCB ve öteki "sosyalist" ülkelerde yaşanan çürüme, Bilimsel Komünizm konusundaki 150 yıllık tarihimizi yeniden gözden geçirme, özümseme, yorumlama ve yeniden üretmeyi gündeme getirmiştir.

Yayın Kolektifimiz yalnızca Karl Marx'm Biyografi'sini değil, Friedrich Engels ve Vladimir İlyiç Lenin'in de aynı kapsamda Biyografilerini programına almıştır. 1995 sonunda F.Engels'in Biyografi'si yayıma hazırlanmaktadır. En yakın bir gelecekte de V.İ.Lenin'in Biyografi'sini okura sunma çabasındayız.

Kuşkusuz sosyalizmin 150 yıllık tarihsel sürecini kapsayan, evrensel ölçekte daha kapsamlı biyografiler hazırlanabilir. Elinizdeki Biyografi, bugüne kadar yayınlanmış olanların en kapsamlı olanıdır.

K.Marx'ın Biyografi'si, "suyu kaynağından içmek", isteyen herkes için bir başvuru ya da "ders kitabı" niteliğindedir. Bilimsel değerlendirmeler yapmak isteyenler yanında, Devrimci Marksizmi keyfi-öznel (bilim dışı) yorumlarla çarpıtmak isteyenlere de günümüz koşullarında anlamlı bir cevap niteliğindedir.

Hele bilimsel yeniden üretim ve yorumların giderek kısır bir döngüye büründüğü, "devrimci" ortamımızda Biyografi'nin işlevsel olacağını düşünüyoruz.

Bugün burjuva ideologları, burjuvanın "akademik" lafazanları Marx'ın teorik çalışmalarını "bilimsel" bir kimlikle öne çıkartıp, Marx'ı filozof ve bilimadamı kimliği ile ehlileştirme çabası içine girdiler. Bu "söylemler" "sosyalist" saflarda da yankı buluyor.

Oysa Marx, hayatını bilimsel çalışmalara adamış bir "bilimadamı" değildi; düşünsel yaşamında komünizme ulaştığı andan itibaren örgütlü mücadeleyi önplana çıkartan Marx, aynı zamanda enternasyonalist bir militandı da.

Biyografi, Bilimsel Komünizm'in teori-pratik temelini atanların, ulusal-evrensel ölçekteki bitmez tükenmez, ideolojik-teorik-felsefi bir zenginlik-çalışkanlık olmadığı, bununla birlikte teorik çalışmayı tutarlı bir sosyal pratikte buluşturmak yeteneği olduğunu da öğretmektedir. K.Marx ve yoldaşlarının teori-pratiğinin yanı sıra komünistlerin özel yaşamlarının da son derece düzgün, insancıl, ilkeli, militan, disiplinli olduğuna ilişkin komünist kimlik konusunda da uyarıcı ve öğreticidir.

Son tahlilde, burjuva ideolojisi ve her türden revizyonist akımlara kan veren sahte 'sol'lar, sekterler, entelektüalizme, aşırı teorisizme kayan "marksolog"lar, işçi sınıfının devrimci ve yaratıcı gücü yerine, sadece sınıf dışı dinamikler üzerinde politika yapanlar, devrim adına yapılan saçmalıkların temsilcileri, sağlı "sol"lu tasfiyeci akımlar, dönekler, tarihsel kimlikleriyle gelenekten-geleceğe savrulan her eğilim Biyografi'de sergileniyor.

Artı eksisi ile 150 yıllık tarihimizi sahiplenmek, bu süreçten gelecek için çokyönlü dersler çıkarmak hayat ve mücadelenin öne çıkardığı birşeydir. Bu açıdan, ulusal-sınıfsal ve evrensel ölçekte olsun, Komünist Kadrolar çok zengin bir tarihsel birikimin üzerinde ve "şanslı" konumdadır. Sınıfsız sömürüsüz bir dünya ülküsü, büyük acılara, kayıplara ve çürümelere yol açmış olsa da, K.Marx, F.Engels, V.I.Lenin vb. kişiliklerin insanın ve insanlığın kurtuluşuna yaktığı ışıkla önemini korumaktadır.

Bilimsel Komünizm'in teorik zenginliği, sosyal pratikte yapılacak devrimci işlerin yöntemlerini, tutulacak ana halkayı işaretlemektedir. Sosyalist hareketin ortak mirasına, sentezleştirme sürecine de ışık tutmaktadır