medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2007 Çarşamba

Türban - Mayo kavgası

Düşünce üretmeyen ve üretilen düşünceleri, her türlü tacizle karalayan burjuvazi, kendi sığ denizinde kulaç atıyor...

Türbanlı Yeşiller'in gazetesi Zaman'a karşı ayakta durmak için, Mayolu Pembeler'i destekleyen Milliyet'ten bir haber:

Mayo reklamları yasağa takıldı!

2003'te hac döneminde Atatürk Havalimanı'ndaki Zeki Triko reklamının üzerinin kapatılmasıyla gündeme gelen sansür tartışmaları, bu kez İstanbul caddelerine yayıldı . Mayo firmaları, yaz dönemi için planladıkları reklamların, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin "Ahlak kurallarına aykırılık oluşturuyor" engeline takıldığını iddia etti

(...) NELSON: Mayolu resimlere izin verilmedi

Nelson'un sahibi Moris Eskinazi de konunun çok üzücü olduğunu ifade ederek, "Biz uzlaşmadan yanayız. Ben, ne kadar kapalı birine hürmet ediyorsam, aynı hürmeti de kendime karşı görmek isterim. Bu çok kötü bir şey" diye konuştu. Şişli ve Sarıyer'deki bazı mağazalarının ön camlarına asılan ya da önüne konulan bikinili veya mayolu pano ve afişlerin kaldırıldığını anlatan Eskinazi, şunları söyledi: "20 gün önce yaşanan bu olayın ardından yaklaşık 15 gün önce belediyeye gidip konuşmak istedik. Hatta yanımızda bir de katalog götürdük. Hangi fotoğraflara izin veriliyorsa, onu asalım diye. Ancak 'Mayolu resimler için hiç uğraşmayın. Biz, öyle bir şeye izin vermeyiz' dediler." (...)

tıkla: Milliyet

9 Mayıs 2007 Çarşamba

Okuyun


2 Mayıs 2007 Çarşamba

22 milyarlık yemek!

Posta gazetesinden küçük bir haber:

Akkök Holding'in ortağı, Etiler'deki Akmerkez'in sahibi Ali Dinçkök geçenlerde sevgilisi Pınar Yiğit ve 2 yabancı dostuna Nişantaşı'ndaki lüks bir lokantada davet vermiş.

Ali Bey yurt dışından gelen ve önem verdiği dostları için 3 şişe Petrus şarabı açtırmış. Londra'dan havyar, karides ve istakoz getirtmiş.

Lokantanın en pahalı içkilerini tercih eden ve aşçıdan birçok özel istekte bulunan Ali Dinçkök'e gecenin sonunda tam 11 bin Euro (21 milyar) hesap gelmiş.

Ali Dinçkök 11 bin Euro'yu kredi kartı ile ödemiş. Bir milyar da bahşiş bırakmış.

Müge Dağıstanlı / POSTA

tıklayın: milliyet


tiyatrodergisi.com.tr'den küçük bir yorum:

Hüseyin Hilmi Bulunmaz, utanmadan, sıkılmadan sitesinde kendi ile ilgili şunları da yazabilen biridir:
“'Oha filan oldum yani'

Bugün akşam yemeğinde; havuç ve patates destekli enginar, salçalı makarna, kıvırcık salata, uskumru çirozu, antep fıstıklı tahin helva, pudra şekerli çilek yedim...”

Hakikaten, O’ha ya da çüş derler insana. Arkadaşları ev kirasını ödemek için didinirken (Kendi sitesinde utanmadan bunu da lanse etmişti), insanlar kuru soğan ekmekle karnını doyururken bu ülkede, nasıl da insanlarla alay edercesine aktarıyor yediklerini, anlamak mümkün değil bu sosyalist (!) kuyumcunun?

Mustafa Demirkanlı

tıkla: tiyatrodergisi

30 Nisan 2007 Pazartesi

'İyi ki doğdun Führer!'

Yeni Şafak gazetesinden önemli bir haber:

1939 senesinin 20 Nisan günü 50. doğumgününü kutlayan Hitler'in Türkiye'den çok özel konukları vardı. General Ali Fuad Cebesoy, Yazar Falih Rıfkı Atay ve beraberindeki heyet, onurlarına verilen beş çayında “Führer”in iltifatlarına mazhar oldu.

Daha İkinci Dünya Savaşı başlamadan önce Alman propaganda örgütü Türkiye'de açıktan açığa çalışıyordu. Cumhuriyet gazetesinin sahibi Yunus Nadi bu propagandanın en ateşli gönüllülerindendi. Hatta adı “Yunus Nazi” olarak anılmaya başlanmıştı.

kaynak: yenisafak.com.tr

26 Nisan 2007 Perşembe

Okurlarımız yolunacak kaz değildir

"Şu anda Tiyatro... Tiyatro.. Dergisi'ndesiniz. Bu bölüm sadece DERGİ abonelerine açıktır.

Abone olmak için 'abone ol' butonundan abone olabilirsiniz.

DERGİ her ay adresinize imza karşılığı teslim edilir hem de bu bölümden DERGİ arşivine ulaşabilirsiniz,zaman zaman da bazı yazıları DERGİ yayımlanmadan önce okuma şansınız da olur.

Kullanıcı adı:

Şifre:

Giriş"

Yukarıdaki gibi bir metinle, sadaka dilenen dilenci gibi seslendiğimizi (yani Internet arşivlerimize girebilmeniz için, matbaada basılmış dergimize abone olmanızı koşul olarak getirdiğimizi) görürseniz, anlayın ki, biz bu dergiciliği kıvıramamışız demektir...

Sizleri bir okur olarak değil, bir müşteri olarak görmeye başlamışız demektir...

Kendimizi bir avcı ve sizleri de tüyleri yolunacak birer kaz gibi algılamaya başlamışız demektir...

Okuruna güvenmeyen insanların ruh durumuyla böyle bir yazı yazdığımızda, anlayın ki, topluma hiçbir yararı olmayan ÇIĞLIK atmaya başlamışız demektir...

Kısaca iflas etmişiz demektir...

Böyle bir alçaklık yaparsak; bizi izlemeyin, bizi okumayın, bize abone olmayın, bizi bir bayrak gibi taşımayın... Bizi finans kapitalin sıcak kollarına teslim edin ki, biz de ait olduğumuz pisliğin ayrımında olalım... Bizi çürüyen burjuva tiyatrosuna teslim edin ki, biz de hızla küflenmeye ve ÇIĞLIK atmaya başlayalım...

tıklayın: hilmibulunmaz.com