19 Eylül 2007 Çarşamba

Yazarlar anlatıyor...

Geleneği gençler anlamlı kılar


Mustafa Kara


Türkiye Yazarlar Sendikası, tartışmalı bir genel kurulun ardından yeni yönetimini belirledi. TYS’nin yeni Genel Başkanı Enver Ercan ile sıcağı sıcağına, TYS’yi, genel kuruldaki tartışmaları ve yeni dönem hedeflerini konuştuk. TYS gibi köklü bir örgütün “geleneği gençlerin anlamlı kıldığını ve filiz veremiyorsa geleneğin tarih olacağının bilincinde olduğunu” vurgulayan Enver Ercan, TYS’ye emeği geçmiş herkesi kucaklamak istediklerini ve TYS’nin onların da katılımıyla daha yetkin bir düzeye geleceğini söylüyor.

Türkiye Yazarlar Sendikası, tartışmalı bir genel kurulun ardından yeni yönetimini belirledi. Seçim ve geçmiş dönem için söylemek istedikleriniz var mı? Bir yazar örgütünde yaşanan “siyasal eğilim” tartışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Seçim bildirimizde de belirtmiştik: TYS’nin, 30 yılı aşkın bir geçmişi, geleneği ve tabii ki birikimi, kazanımları var. Her örgütte olabilecek aksaklıklar, yetersizlikler TYS’de de yaşandı, yaşanmıştır kuşkusuz. Ama bizim çıkış noktamız işin bu tarafı değil. Büyük haksızlık olur bu. Biz TYS’ye emeği geçmiş herkesi saygıyla, sevgiyle kucaklamak istiyoruz ve onların da katılımıyla, desteğiyle bu örgütü daha yetkin bir düzeye getireceğiz.

Kongrelerde olur böyle şeyler. Maksadını aşan kimi sözleri, kongre heyecanına yormak en iyisi. Hepsi de yalnızca yazınsal anlamda değil, siyasal, toplumsal anlamda da mücadele vermiş onurlu insanlar. Eminim onlar da unutmuşlardır tartışmaları.

Ama kimi itirazlar olduğu duyumunu aldık.

Bildiğiniz gibi seçimlere üç liste girdi. Diğer başkan adayları Afşar Timuçin de, Feyza Hepçilingirler de bu ülkenin kendini kanıtlamış, saygın isimleri. Kendileriyle görüştüm, tebrik ettiler, her zaman yanımda olduklarını dile getirdiler. Listelerde yer alan isimler politikanın, örgütçülüğün de içinden gelen, kimlikleri olan kişiler. Başkanlarından bağımsız hareket edeceklerine ihtimal vermek istemiyorum. Çünkü TYS’yi şaibeli bir duruma sokabilecek bir davranış ancak kişisel hırsa girer ki, ne TYS, ne de edebiyat kamuoyu bağışlar bunu.

Böyle bir gelişme karşısında tavrınız ne olur?

Bu konuda daha fazla konuşmayı anlamsız buluyorum. Burası TYS, üyeleri de yazarlar, şairler. Birtakım teknik kuralların arkasına sığınıp hareket etmezler. Varoluşlarıyla çelişirler çünkü.

Kültür sanat üzerindeki baskılar, kitap yakma girişimlerine ya da Nâzım Hikmet şiiri okuyan gençleri gözaltına almaya kadar vardı. Genel kurulda da hemen hemen tüm konuşmacılar “emperyalist kültür kuşatması”na değindiler. Medya ve yayın dünyasındaki tekelleşme de ayrı bir sorun. Tüm bu sorunlara dair neler düşünüyorsunuz?

Bu konular kapsamlı, etkin çalışmalar gerektiriyor. Alanlarında uzman kişilerle temaslara başladık. Kamuoyunun ufkunu genişleten ve yönlendiren bir tavır sergilememiz şart. Zihinsel üretim kapasitesi olan kişiler de ve bu üretimi yansıtacak yayın organlarımız da mevcut. Yönetimi yeni devraldık, yakında kurullarımızı oluşturup çalışma programımızı açıklayacağız.

TYS’de görece genç bir yönetim göze çarpıyor. TYS’nin üye profilini geliştirmeye, üyeleri daha etkin kılmaya ve özellikle de genç yazarlara yönelik bir çalışmanız olacak mı?

TYS, yeni isimlere her zaman açık olmuş bir örgüt. Geleneğinde bu hep var. Geleneği gençlerin anlamlı kıldığının, filiz veremiyorsa tarih olacağının bilincindedir. Biz bu yaklaşımı hızla geliştirmek istiyoruz. Çünkü size bir çırpıda en az 100 kişi sayarım, yazınsal kimlikleriyle TYS’ye üye olsa geleneğimizi daha da anlamlı kılabilecek. O arkadaşları sendikaya kazandırmak zorundayız. Hiçbirisinin böyle bir daveti geri çevireceğini sanmıyorum. Seçim bildirimizde bunu söylemiştik zaten.

Yine de bu hemen mümkün olabilecek mi?

Mecburuz. Hem üyelere bu sözü verdik, hem de Sennur Sezer seçimi kazandığımızda kutlarken ilk söz olarak “O insanları sendikaya getirme de gör bakalım” dedi. Ben Sennur Sezer’i 20 yıldır tanıyorum, başka şansımız yok!

tıkla